10 Temmuz 2013

Kimlik ve hummalı çalışma


CHP nin ülke sorunlarının çözümü için gerçek bir alternatif olması iki koşula bağlı; birincisi kendini derinden ve cesurca sorgulayıp kimliği ile ilgili yeni bir tanımlamaya ulaşması, ikincisi de hummalı bir çalışma.

Birinci ödevini yapmadan ikinciye geçmemeli diye düşünüyorum. Zira kim olduğunuz, ne/nasıl yapacağınızı belirler.

Kabaca eğilmesi gereken konuların başında, çizdiği kalın kırmızı çizgilere bakmak geliyor. Zira bu sınırlar aslında adında bulunan “halk” ı tam olarak kapsayamıyor. Bana göre Türkiye öyle bir ülke ki, dar tanım yapan kimse yeteri kadar kapsayıcı olamıyor.

Bildiğimiz bir konu varsa o da muhafazakar kitlenin nüfus içinde oran olarak fazla olması. Yine de bu muhafazakarlık, dışlayıcı ve korkutucu değil bence. Müslümanlıktan gelen ve Anadolu kültürünün kodlarını taşıyan bir muhafazakarlık. Dolayısıyla dinine bağlı ve bunun gereklerine göre yaşamak isteyen insanlarla ilgili çizdiği sınıra bakmak önemli bir adım olabilir. Sorarsanız böyle bir sınırımız yok diyeceklerdir ve öyle derlerse iktidarın deyimiyle “müebbet muhalefet” olarak kalacaklardır. Bu bir oy avcılığı değildir, adındaki “halk” ın bir gurubu dindar, bunu göz önüne almadan olmaz.

Ekonomik konularda bir belirsizlikleri var. Kılıçtaroğlu Diyarbakır’da bir mitingde hükümeti eleştirirken, “AKP hükümeti son 9 yılda 49 tane yeni hapishane yaptı. Yeni hapishane yapacağına, 49 tane yeni fabrika yapsaydınız gençlerimiz gidip çalışsaydı” diyebiliyor mesela. Yani devletin görevi fabrika yapmak mıdır? Ne fabrikası yapacak? Dolayısıyla bu alandaki politikaları laftan öte gitmiyor. Sol bir geleneğe sahip bir parti olarak liberal ekonomik politikaları önermek ve desteklemek zor olabilir ama pek ala “bilinçli kapitalizm” kavramının içini dolduracak bir anlayıştan yola çıkarak çağdaş ekonomi politikaları geliştirebilir.

Yine ekonomiyi ilgilendiren alanlarda bazı rakamlarımız berbat.  Sigortasız çalışan işçi sayısı yaklaşık %40, sigortalı insanların 15 milyonu asgari ücret alıyor. (yaklaşık %60) Gerçekte böyle olmadığını da çok insan bilir, aslında ücretler yüksektir ama asgari ücretten gösteriliyor. Bunun getirdiği vergi ve SGK prim miktarını bilemiyorum ama vergi oranlarını yükselten ve emekli maaşlarına olumsuz etkisini tahmin edebiliyorum. Aynı şekilde sendikalı işçi sayısının oranı %9 yani işçiler sendikasız çalışıyor desem abartılı sayılmaz. (bildiğim kadarıyla İngiltere’de %26, İskandinav ülkelerinde %60-%70 lere çıkıyor. AB nin ortalaması ise % 23)

Kayıt dışı ekonominin oranı %50 civarında diye söylenir (%40 olduğuna dair rakam verenler de var) yani aynı şekilde vergi gelirinde sorun yaratan ve gelir adaletini bozan bir etkisi var. Hükümet bu konuda adımlar atmaya çalışıyor, dolayısıyla CHP nin daha fazla çalışma yaparak bu konuda daha da neler yapılabileceğine bakması gerekiyor.

Son olarak da ülkede dolaylı vergiler % 70 civarında. Sigaradan, telefondan vs. gibi harcamalar üzerinden alınan vergiler holding patronu için de benim için de belediye işçisi için de aynı. Bunun gelir adaletsizliğini büyüteceği aşikar. Bunları elbet biliyorlardır diye tahmin ediyorum. (bazen sadece umuyorum).

Son olarak da Kürt meselesi ile ilgili bakış açısı tam olarak anlaşılır gibi değil. Kanımca yine kimliğini oluşturan unsurlardan dolayı bu konuda da yalpalıyor. Yine Kılıçtaroğlu Diyarbakır belediye başkanı Baydemir’ in odasında, basının önünde “Bu sorunun çözümü benim siyasi hayatıma mal olacaksa ben onu da feda etmeye hazırım” dedi. Birkaç gün sonra katıldığı bir TV programında “ana dilde eğitim” konusu sorulduğunda bunun mümkün olmadığını söyledi. Eee? Siyasi hayatını bitirecek risk nedir o zaman? Daha baştan bunu kategorik olarak reddedersen neyi konuşacağız?

Özcümle her bireyin ve kurumun yapma sorumluluğu olduğu gibi, CHP nin de kendine sorması gereken sorular var;

Biz kimiz? Amacımız ne? İnsanla ilgili, hayatla ilgili ve nasıl yaşanması gerektiğiyle ilgili neye inanıyoruz? Neye hizmet ediyoruz? Kimseyi dışarıda bırakmayacak çözümlerimiz nelerdir? Ve daha nicelerini kendine sorup, dürüst ve cesur cevaplar verip, sonra da bu cevapların gereği olan hummalı çalışmalara başlamaları gerekiyor. Eğer muhalefet olmanın dayanılmaz cazibesinden başka bir şeyler düşünüyorlarsa  tabii ki.


2 yorum:

  1. Ben CHP nin de en az iktidar kadar suçlu olduğuna inanıyorum. Parti prensipleri ve kişisel menfaatleri halkın isteklerinden önemli olduğu için halka kulak vereceklerini zannetmiyorum. Bence halktan gelecek ciddi bir tokadı hak ediyorlar. Miting, yürüyüş gibi büyük bir toplumsal birleşmede tüm dövizlerde CHP nin eleştirilmesini arzu ediyorum.

    YanıtlaSil
  2. Birkaç soru yazasım geldi :)

    Kimiz; neye ve kime hizmet ediyoruz?
    Hayalimiz, ülkümüz, davamız, meselemiz, derdimiz ne?
    Farklı ne istiyoruz, ne söylüyoruz, ne vaat ediyoruz?
    Vazgeçilmezlerimiz, ilkelerimiz, düsturumuz ne?
    Ne kadar zamanda, kimlerle, nasıl yapacağız; stratejimiz, yol haritamız ne?

    YanıtlaSil